Müzisyen Görkem Şen, geleneksel müzikleri modern unsurlarla harmanladığı yeni enstrümanlarıyla dikkat çekiyor. Kendi geliştirdiği özgün enstrümanlarla, farklı kültürlerin müzikal mirasını yeniden yorumlayan Şen, müziğin evrensel dilini keşfetmeye devam ediyor.
Şen, ilk olarak yarattığı “yaybahar” isimli enstrümanıyla geleneksel çalgıların ses karakterini elektronik müzikle bir araya getiriyor. Müziği sadece bir performans alanı olarak görmeyen sanatçı, çeşitli kültürlerin seslerini ve geleneksel enstrümanlarını araştırarak kendi yorumunu katıyor.
“Yaybaharın dinlemesi çok farklı ve insanları içine alıyor.”
Akustik yapısıyla öne çıkan yaybahar, tellerde oluşan titreşimleri spiral yaylar aracılığıyla membranlara aktarıyor. Bu sayede ses, herhangi bir elektrik sistemi kullanılmadan üretiliyor. 2009’dan bu yana süregelen araştırmalarla geliştirilen bu enstrüman, alışılmışın dışında bir ses deneyimi sunuyor. Yaybahar, Şen’in oluşturduğu “Bahar ailesi” adı verilen daha geniş enstrüman sisteminin de temelini oluşturmakta.
Özgün Müzik Arayışı
Görkem Şen, müziğe olan ilgisini 13 yaşındayken yaşadığı bir kaza sonrası geliştirdiği yeteneklerle beslediğini belirtiyor. Ablasının gitarıyla müzik hayatına adım atan Şen, bu süreçte kendi şarkılarını yazmaya başladığını ifade etti. “Kendi özgün müziğimi yaratmanın en iyi yollarından biri kendime özgü enstrümanlar tasarlamaktı,” diyen sanatçı, farklı müzik türleri ve enstrümanlar üzerinde yaptığı deneyimlerin sonucunda yaybaharı tasarlamaya yöneldi.
Eğitim ve Deneyim Süreci
Birkaç yıl boyunca ses mühendisliği alanında eğitim aldıktan sonra Bilgi Üniversitesi’nde burslu müzik eğitimi alan Şen, burada edindiği bilgilerin ufkunu genişlettiğini söylüyor. Kendi tasarladığı enstrümanlardan oluşan bir orkestra kurma hayaliyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten sanatçı, yaybahar için 30’dan fazla model tasarladığını vurguladı.
Yaybaharın sesiyle ilgili önemli bir nokta da onun farklı bir aura taşımasıdır. “Dinlemesi de yapması da çalması da bambaşka bir çalgı,” diyen Şen, bu süreçte hala yeni sesler bulmaya devam ettiğini ifade ediyor. İlk yaybahar modelinin 2012 yılında ortaya çıktığını ve o zamandan bu yana yalnızca iki telli versiyonunu akortlamaya çalıştığını aktarıyor.
Uluslararası Başarılar
Yaybahar ile uluslararası alanda pek çok konser veren Görkem Şen, dünya çapında tanınmış bestecilerle de işbirliği yaptı. Hans Zimmer gibi ünlü isimlerle çalışarak birçok film ve belgesel müziğine katkıda bulunduğunu belirten sanatçı, “Henüz geliştirdiğim yaybaharı satmıyorum ancak bu enstrüman dünyada yankı buldu,” diye ekliyor.
Yaybaharın tınılarının tarifinin zorluğuna dikkat çeken Şen, onu tarif etmenin güç olduğuna vurgu yapıyor: “Yepyeni tınıları var, bir frekans okyanusu gibi.” Konserlerinde akustik performansı tercih ettiğini söyleyen sanatçı, yaybaharın yarattığı atmosferin benzersiz olduğunu düşünüyor.
Gelecek Hedefleri
Görkem Şen, “Bahar” ailesini daha da genişletmeyi ve yeni kompozisyonlar oluşturmayı hedefliyor. Yaybaharın henüz geniş kitlelere ulaşmadığının altını çizen sanatçı, bunun için teknik ve sanatsal gelişimini tamamladıktan sonra daha kapsamlı bir tanıtım yapmayı planlıyor. “Türkiye’de de bilinmesini çok istiyorum,” diyen Şen, yerel ezgilerin keşfedilmesi gerektiğine inanıyor.
Son olarak, yaybaharın insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak araştırılmasını talep eden Görkem Şen, müziğin gücüne olan inancını koruyor.










