İstanbul’da sosyal medya üzerinden dolandırıcılıkla suçlanan bir kişinin, mağdurun gönderdiği paranın sanığın hesabına ulaşmadığı anlaşılınca mahkumiyet kararı bozuldu.
Mahkeme, Enes Arıkan hakkında verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının, mağdurun bankaya yaptığı ödemelerin sanığın hesabına aktarılmadığını ortaya çıkarmasıyla iptal edildi. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan incelemede bankacılıkta “havuz hesap” uygulamasının önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.
Olayın Gelişimi
E.Y. adlı bir kişi, internetten gördüğü bir telefon için 1.000 TL’yi sanığın belirttiği IBAN’a gönderdi. Ancak telefon kendisine ulaşmadı ve E.Y. dolandırıldığını düşünerek savcılığa başvurdu.
Savcılığın yürüttüğü soruşturma neticesinde, gönderilen paranın alıcısının Enes Arıkan olduğu tespit edildi. Ancak bilirkişi raporuna göre, parayı çeken kişinin Arıkan olmadığı belirlendi.
Yargılama Süreci
Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Arıkan’ın dolandırıcılık yaptığına hükmederek ceza verdi. Ancak Arıkan’ın avukatı, mahkeme kararını itiraz etti ve dosya İstinaf Mahkemesine gitti.
İstinaf Mahkemesi, yargılama sürecinde eksiklikler buldu ve dosyayı yerel mahkemeye geri gönderdi. Yeniden yapılan yargılama sürecinde Arıkan, savunmasında kripto para ile işlem yaptığını savundu.
“İstinafın mahkumiyet hükmünü bozduğunu öğrendiğim an, dünyanın en mutlu insanı gibi hissettim.”
Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi, Arıkan’ın bilgisayar sistemlerini kullanarak dolandırıcılık yaptığına dair delillerin yeterli olduğuna karar verdi ve tekrar ceza verdi.
Kararın Bozulması ve Yeniden Yargılama
Bunun üzerine İstinaf Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden yargılama talep etti. Bankadan gelen yeni yazıya göre E.Y.’nin gönderdiği paranın havuz hesabına gittiği ve sanık Arıkan’a aktarılmadığı belirlendi.
Daire, ilk derece mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararını bozdu ve durumu yeniden değerlendirilmek üzere mahkemeye sevk etti.
Müvekkilinin Masumiyeti Ortaya Çıktı
Arıkan’ın avukatı Doğan Eriş, müvekkilinin olayla hiçbir ilgisinin olmadığını belirtti ve İstinaf kararının kesin olduğunu vurguladı. Eriş, “Müvekkilin olayla ilgisinin olmadığı sabit hale geldi,” dedi.
Ayrıca Arıkan, cezasının kesinleşmesiyle iş hayatında zorluklar yaşadığını ifade ederek sürecin kendisi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu dile getirdi.
Tüm bu gelişmeler ışığında İstanbul’daki dolandırıcılık davasında önemli bir dönüş yaşandı; sanığın masumiyeti kanıtlanmış oldu.










