Bursa’nın Uludağ zirvesinde yer alan 7 göl, muazzam doğal güzelliklerinin yanı sıra milyonlarca yıllık jeolojik geçmişiyle de dikkat çekiyor. Bu göller, buzul aşındırması sonucu meydana gelmiş ve tarihi süreçlerin izlerini taşımaktadır.
Uludağ’da bulunan Aynalı Göl, Karagöl, Buzlu Göl, Kilimli Göl, Heybeli Göl, Kovukdere Gölü ve Çayırlıdere Gölü, zengin jeomorfolojik yapıları ile doğa tutkunlarına benzersiz fırsatlar sunuyor. Bu alan, sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda dağcılık ve doğa yürüyüşü gibi aktiviteler için de alternatifler barındırmaktadır.
Göllerin Jeolojik Önemi
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, bu göllerin önemine vurgu yaparak,
“Bunlar jeomiras niteliği taşıyan doğal oluşumlardır. Milyon yıllar içerisinde meydana gelmektedir.”
ifadelerini kullandı. Yıldız, bu göllerin korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.
Yıldız ayrıca, jeomiras kavramının Türkiye’de henüz tam anlamıyla oturmadığını ifade etti. Dünya genelinde her yıl açıklanan UNESCO’nun ilk 100 listesinde Türkiye’den birkaç örnek bulunduğunu hatırlatan Yıldız, Uludağ’ın da bu tür doğal miraslara sahip olduğunu dile getirdi.
Su Seviyesindeki Artış
Bu yıl göllerdeki su seviyesinin arttığına dikkat çeken Yıldız, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği olarak Jeolojik Mirası Koruma Derneği (JEMİRKO) ile birlikte bölgedeki çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. 2023 yılı için göllerin jeomiras statüsüne alınması için çabalar devam ediyor.
Uludağ’ın volkanik bir dağ olmadığını belirten Yıldız, bu dağın tektonik ve magmatizma etkisiyle oluştuğunu açıkladı. Buzul aşındırması sayesinde oluşan göllerin etrafında moren birikintileri bulunmakta olup, yer altı sularının bu teknelere dolarak gölleri oluşturduğunu söyledi.
Doğal Depolama Sistemi
Kış aylarında Uludağ’daki yoğun kar yağışı ve bahar yağmurlarının etkisiyle göllerdeki su seviyesinin yükseldiğini aktaran Yıldız, kar yağışının doğanın doğal depolama sistemi olduğunu vurguladı.
“Bu mevsimde bile çıktığınız zaman halen erimemiş kar kütlelerini görebiliyorsunuz.”
şeklinde konuştu.
Bölgede gözlemlenen su artışıyla ilgili olarak Yıldız, yer altı sularındaki artışın yanı sıra pınarların da beslenme imkanı bulduğunu belirtti. Son yıllarda su seviyelerinde ciddi bir artış yaşandığını ifade eden Yıldız, Kilimli Göl’ün 4.5 metre yüksekliğinde olduğunu ancak diğer göllerin etrafındaki duvarların 300 metreye kadar yükselebileceğini sözlerine ekledi.










