İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi, İran’da liderlik tartışmalarını ve rejimin geleceğine ilişkin senaryoları yeniden gündeme taşıdı. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyonları sürerken, “rejim değişikliği mümkün mü?” sorusu hem sahada hem de diplomatik kulislerde en çok tartışılan başlık haline geldi.
Liderlik Süreci Nasıl İşleyecek?
İran Anayasası’nın 111. maddesine göre, dini liderin vefatı halinde yeni lideri seçme yetkisi Uzmanlar Meclisi’ne ait. Bu süreç tamamlanana kadar geçici olarak; cumhurbaşkanı, yargı erki başkanı ve Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi’nin belirleyeceği bir din adamından oluşan üçlü konsey liderlik görevlerini üstleniyor.
Uzmanlara göre bu mekanizma, sistemin ani bir güç boşluğuna sürüklenmesini önlemek üzere tasarlanmış kurumsal bir yapı sunuyor.
Olası Halefler Kimler?
Uluslararası basında ve İran kulislerinde öne çıkan isimler arasında:
-
Mohammad Bagher Ghalibaf
-
Ali Asghar Hejazi
yer alıyor. Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in adı sıkça anılsa da, kulis bilgilerine göre resmi aday listesinde yer almadığı belirtiliyor.
Öte yandan sürgündeki eski veliaht Reza Pehlevi, rejim karşıtı çevrelerde sembolik bir figür olarak öne çıkıyor. Ancak ülke içindeki gerçek karşılığı ve örgütlü desteği belirsizliğini koruyor.
Rejim Değişikliği Mümkün mü?
Güvenlik uzmanlarına göre yalnızca hava operasyonlarıyla İran’da kalıcı bir rejim değişikliği sağlamak oldukça zor. İsrail merkezli Institute for National Security Studies uzmanlarından Danny Citrinowicz’in de belirttiği gibi, askeri denge ABD lehine olsa da İran’ın iç yapısı bu tür müdahalelere karşı dirençli.
Güvenlik Politikaları Uzmanı Coşkun Başbuğ, Hamaney’in ölümünün tek başına rejimi çökertecek bir gelişme olmadığını vurguluyor. Başbuğ’a göre İran’daki sistem, tek bir liderden ziyade çok katmanlı kurumsal yapılara dayanıyor.
Kritik Güç: Devrim Muhafızları
Analistlerin ortak görüşüne göre rejimin en önemli dayanak noktası İran Devrim Muhafızları Ordusu. Hem iç güvenlik hem de bölgesel operasyonlarda belirleyici olan bu yapı varlığını koruduğu sürece, ani bir rejim çöküşü beklenmiyor.
ABD–İsrail Ayrışması
Uzmanlar, Washington ile Tel Aviv’in hedeflerinin tam olarak örtüşmediğine dikkat çekiyor. İsrail cephesinde rejimin tamamen yıkılması ve yerine Pehlevi gibi Batı’ya yakın bir figürün getirilmesi fikri öne çıkarken, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha sınırlı ve hızlı sonuç almayı hedefleyen bir strateji izlediği ifade ediliyor.
Sonuç: “Bu Denk Bir Mücadele Değil”
Askeri açıdan üstünlük ABD ve İsrail’de olsa da, İran’ın nüfusu, coğrafyası, kurumsal yapısı ve askeri kapasitesi dikkate alındığında, uzmanlara göre bu tablo Irak 2003 senaryosuna benzer uzun süreli istikrarsızlık riskleri barındırıyor.
Özetle, Hamaney’in ölümü İran’da dengeleri sarsmış olsa da, mevcut göstergeler rejim değişikliğinin kısa vadede kolay olmadığını ortaya koyuyor. Sürecin yönünü; sahadaki askeri gelişmeler, halk tepkisi ve İran içindeki güç dengeleri belirleyecek.









