Türkiye gündeminde olumsuzlukların her gün değiştiği bir atmosferde; yerel, ulusal ve uluslararası başlıkların arasında Kocaeli’ye baktığımda bende oluşan duygu net: Bu şehir yürümüyor, koşuyor. Ama ne yazık ki bunu gören çok az. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın… Bir siyasetçi kimliğinden çok, her duruşunda akademisyen refleksi veren bir isim. Kocaeli AK Parti’nin Belediye başkanı ama meseleye birçok kez ideolojik değil, çözüm odaklı bakıyor. Kocaeli gibi zor bir kentin başında çok kritik bir fark yaratıyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden birinin başına böyle bir profili getirmesi, bana göre siyasi dehanın somut göstergelerinden biridir. Kocaeli kolay bir şehir değil. Bir yanında iş dünyası, bir yanında güncel ekonomik baskılar… Bir yanda iç siyaset, diğer yanda yerel dinamikler. Bölgesel çeşitlilik yüksek, nüfus hareketli, beklenti büyük. Nüfus açısından bazı büyükşehirlerden daha küçük olabilir ama yükü birçok şehirden daha ağırdır. Bu bir gerçektir. Bugüne kadar ortaya konulan yönetim anlayışı, genel çerçevede doğru. Elbette hatalar vardır. Eskilerin deyimiyle, “Kadı kızında bile olur.” Ama ne yazık ki bunu fark eden çok ama gerçeğe dönüş algısı çok az. Hatta muhalefetin önemli bir kısmı da bunun farkında; fakat sofrada her şey varken, “kuş sütü yok” muhalefeti yapılıyor. Bir de şu gerçek var: Belediye başkanlarının görev alanları artık çok geniş. Sadece yol, park, bina değil; kriz, afet, sosyal destek, hatta adli vakalara kadar uzanan bir sorumluluk alanı söz konusu. Bu tablo, AK Parti belediyeciliğinin hizmette neden güçlü olduğunun da en somut göstergesidir. Kocaelin’de yapılan yatırımlara karşı bir zihniyet üretme çabası hâlâ sürüyor. Oysa işin ironik tarafı şu: Bu yatırımlardan en çok yararlananlar da yine aynı zihniyet. Kör bakıp şaşı kalmak tam da böyle bir şey. Buradaki en büyük problem iletişim. Kör bakana “şaşı” demek mesele değil. Göz tedavi ediliyor belki ama cam gibi görmesini sağlanamıyor. Benim eleştirim de burada: Yük ’ün doğru kişilerle paylaşıp paylaşılmadığı. Bugün Kocaeli’nde yaklaşık 500’e yakın irili ufaklı haber sitesi ve sayfası var. Ama büyük çoğunluğu kopyala–yapıştır içeriklerle dolu. İçlerinden kayda değer olanlar var mı? Var. Ama bir elin parmaklarını geçmez. Yerel basın tamamen kötü demek haksızlık olur. Ama şunu da kabul edelim: Mikrofon tutmakla, ajans haberi girmekle bu iş olmuyor. İstikrarsız bir yapı var. Herkes birbirine rakip şehir hakkında ortak akılda buluşamadıkları bir gerçek. Bu noktada Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin basın birimlerine de ciddi görev düşüyor. Yerelin doğru haberi almasında, ulusalı ve uluslararası iletişimi çok iyi okumak zorundalar. Çünkü iletişim artık kurumsal bir algoritma diliyle yürüyor. Eskiyi bilen, yeniyi anlayan, dezenformasyonu takip eden, refleksi güçlü bir yapı şart. Drone çekimleri elbette güzel. Âmâ sadece sosyal medyanın güçlü yanı çok, “göstererek anlatmak” yetmiyor. İletişim artık tek katmanlı değil. Çok renkli, çok boyutlu. Eskiden günün modası gibiydi; şimdi yeşil gömleğin üzerine takılan mavi kravat gibi. Bazısı bu anlayışı seviyor, bazısına hiç uymuyor. Çünkü vatandaşın ihtiyacı değişti. Gençlik hedefimiz ise “Bu algoritma doğru değil” gerçek anlamda tanıtım bütçeleri doğru ve yerinde harcanmalıdır. İşin tek taraflı kısmı yapay zeka’da elbette de doğru, ancak bunu yönetmek daha önemli. Dijital itibarı doğru yönetmek gerekiyor. Sosyal medya fenomenlerinin tutulma sebebi de bu: Gerçek izlenme, gerçek algı. Eski kalıplarla yapılan gazetecilik devri bitti. Yeni medya; özet, anlaşılır ve sahici bir dil istiyor. Ve ben buradan tekrar söylüyorum: Bu şehir eksikleriyle, hatalarıyla, eleştirilecek yönleriyle birlikte ilerliyor. Gerçek değişmiyor: gerçek anlamda Kocaeli diğer illerden çok fazla efor sarf ediyor benim gördüğüm; kalkınma, iş üretme ve yatırım anlamında Kocaeli yürümüyor gerçek anlamda koşuyor. Vizyon eksikliği nedeniyle görmeyenler var, önemli olan bu vizyonun gelişmesine katkı sağlayacak öngörüleri oluşturmak. Selam ve Saygılarımla Metin Şendil










