Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde,yapılan çöp tesisi bertaraf projesine bir katkı sunmak daha şeffaf bilimsel yaklaşım adına ama içinde eskinin olmadığı Türkiye gerçeğini dilimin döndüğü kadar yazmak istedim.
Ben Kandıra doğumluyum.
Kandıra Akçakoca İlkokulu mezunuyum.
Babamın memuriyeti nedeniyle orada doğdum. “Kandıralıyım” dediğimde yıllarca şu espriyi duydum:
“Bölük dur! Kandıralı sen de dur!”
Neden?
Çünkü Kandıralı bildiğini okur, kolay kolay ikna olmaz derler.
Ama mesele bu değil.
Kandıra; Nihat Erim, Turan Güneş gibi bu ülkenin önemli devlet insanlarını yetiştirmiş önceden İzmit şimdi ise Kocaeli bir ilçesi.
Mesele inat değil; akıl, bilinç ve sağduyunun bir öngörüsü olması gerekir.
Zihniyet Meselesi
Tam da bu noktada, yıllardır değişmeyen bir zihniyet yeniden karşımıza çıkıyor.
Kendini entelektüel sanan, sloganik cümlelerle konuşan, eski sol jargonun içinde sıkışıp kalmış bir anlayış…
Sinsice yönetilen bir algı oyunu, bu kez Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Kandıra üzerinden sahnelendi.
Teknolojiyi yok sayan, dünyayı okumayan, her yeni projeye refleks olarak karşı çıkan bir yaklaşım.
Bu refleksin içine, iyi niyetli ama yanlış yönlendirilen Kandıralı dost ve hemşerilerimiz bu alana çekilmeye çalışılıyor.
Meclisteki itirazlar sırasında ilginç söylemler dikkatimi çekti..
Bir bayan “25 yıldır AK Parti’ye çalıştım, oyum haram olsun” gibi cümleler ne siyasal bir argümandır ne de sağlıklı bir itirazdır.
Bu ülkede zamanında önlem alınmadığı için Ümraniye’de metan gazı patlamasıyla insanların öldüğü çöplükleri ve çevreye verdiği zararı unutmadık.İşte o gün önlem almayan zihniyetle, bugün çevre ve enerji projelerine karşı çıkan zihniyet aynı kökten beslenmektedir.
Akademik jargonu öne koyan belirsiz bir konuşma sergileyen “siyasetin kokonaları” beni pek şaşırtmadı bunları tüm algı reflekslerinde görebiliriz. Bir de kendini tarihçi sanıp eski Marksist kalıplarla konuşan ama teknolojiden bihaber olan tipleri gördük.
Üstünlük bizde anlayışı geçti birader. Eski Türkiye yok. Dünya başka bir yere giderken biz yerimizde sayamayız.
Açık Konuşalım
Kandıra’ya yapılması planlanan tesis klasik bir çöp döküm alanı değildir. Bertaraf projesidir çöpü yerinde yakma ve dönüşüm.
Asıl soru şudur:
Vatandaşı nasıl daha sürdürülebilir bir geleceğe hazırlarız?
Teknolojiyi yok sayan, dünyayı okumayan, her yeni projeye refleks olarak karşı çıkan bir anlayışın, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Kandıra’da yapılması planlanan enerji ve atık tesisine yönelik tartışmaları gördük.
Bu tesis, bir biyogaz ve enerji üretim tesisi olarak görün.
Avrupa’da; Almanya, Hollanda, İsveç gibi ülkelerde yıllardır uygulanan bir modeldir.
Enerji krizinin yaşandığı bir dünyada artık bu bir tercih değil, zorunluluktur.
Biyogaz Ne Sağlar?
Organik atıklar oksijensiz ortamda ayrıştırılır.
Ortaya çıkan metan gazı, elektrik ve ısı enerjisine dönüştürülür.
Faydalarına bakarsak metan gazı atmosfere karışmaz, karbon salımı düşer, elektrik üretilir dışa olan enerji bağımlılığı azalır ve çevre korunur.
Bu tesisler çöpü yakar ama zehir saçmaz.
Aksine çevreyi korur. Burada en önemli unsur, modern tesislerde kullanılan filtre sistemleri, Ar-Ge ve Ür-Ge altyapısıdır.
Su havzalarına ve tarım alanlarında bu tesisin zararlı bir etkisi yoktur.
Asıl Göz Ardı Edilen Gerçekler
Bugün Kandıra’ya girdiğinizde, her yol başında gayrimenkul ve arsa alım-satımı yapanları görüyoruz.
Nereler satılıyor?
Tarım arazileri.
Asıl korkunç olan budur. Gıda bugün Dünyanın en önemli 1. önceliği hâline gelmişken, Ülkemizde marketlerde temel gıdanın aşırı pahalı olmasını sebebini neye bağlıyoruz?
Sadece açgözlü market sahiplerine mi? Elbette payları olabilir.
Ama asıl çelişki şudur:
Tarım arazileri ekilmiyor, villaya dönüştürülüyor, rant uğruna elden çıkarılıyor.
Peki soruyorum:
Çöp tesisine itiraz edenler, tarım arazileri satılırken neden sessiz?
Lütfen dürüst olalım.
Bilim Ne Diyor?
Bu konuyu sadece ben söylemiyorum.Dünyada bu alanı inceleyen birçok uzman aynı noktaya işaret ediyor.
Emekli mühendis, çevre araştırmacısı ayrıca ateist bir çevre mühendisi Graham Rolfe açıkça şunu söylüyor:
“Çöp tesisleri, atığı enerjiye dönüştürerek çevreyi kirletme potansiyelini ortadan kaldırır. Geri dönüşümle birlikte uygulandığın’da en etkili çözümdür.”
Birileri için bu bilgi ne ifade eder veya bu söze hangi siyasi jargonla yanıt verilir bilinmez.
Dünden Bugüne Aynı Hata
Hatırlayalım…
Yıllar önce Türkiye’nin nükleer enerjiye ihtiyacı olduğu söylendiğinde de aynı refleksle karşı çıkıldı.
Bugün geldiğimiz noktada enerji, ülkenin en hayati meselesi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha başbakanlık döneminden itibaren gelecekte yaşanacak enerji krizine dikkat çekmişti.
Eğer o gün doğru kararlar alınsaydı, bugün çok daha güçlü olurduk.
Çünkü enerji politikaları, bir ülkenin bekasıdır.
Şimdi aynı hatayı Kandıra üzerinden tekrar etmek istiyorlar.
Değerli Kandıralılar
Bu tesis;
Evinizin önüne çöp yığmak için değil, Çevreyi kirletmek için değil, Çevreyi tehdit etmek için değil, Ülkemizin ,Kocaeli’nin geleceğinin nefesi ve enerjisi için planlanan bir projedir.
Günümüz dünyasında atık yönetimi, artık stratejik bir enerji kaynağıdır. Doğru teknolojiyle kurulan tesisler çevreyi korur, ekonomiye katkı sağlar.
Lütfen;
Eski, çürümüş, dünyayı okumayan sol jargonun algısıyla değil,“Bu proje bana ve bölgeme ne kazandırır?” sorusuyla bakın.
Her projeyi sorgulayın ama tek boyutlu siyasi algıya teslim olmayın.Çünkü bazı kararlar sadece bugünü değil, bölgenin ve ülkenin kaderini belirler.
O yüzden diyorum ki:
Bölük dur Kandıralı…
Ama bu kez dur, dinle ve anla.
Selam ve saygılarımla,
Metin ŞENDİL









