Sokakta vatandaşa, esnafa ve sanayiciye kulak verdiğinizde artık ilk cümle hep aynı:
Vatandaş: “Geçinemiyoruz.”
Esnaf: “İş yok.”
Sanayici: “Kazanamıyoruz.”
Ne var ki, bu tabloyu dile getirdiğinizde bir kesim hemen AVM’lerin, kafelerin ve restoranların hafta sonu doluluğunu göstererek “nerede kötü ekonomi?” algısı yaratmaya çalışıyor. Oysa gerçek öyle değil. Hafta sonu insanların çocuklarıyla sokağa çıkması, sosyal yaşamını sürdürmesi normaldir. Ancak haftanın geri kalan beş günü boş kalan mağazalar, daralan bütçelerin ve zayıflayan ekonominin en somut göstergesidir.
Ortak Serzeniş ve Borç Düzeni
Bu serzeniş yalnızca muhalefetin değil, iktidar tabanındaki vatandaşların da ortak dili haline geldi.
1970’lerin “Ayağını yorganına göre uzat” anlayışı, bugün borca dayalı bir düzene dönüşmüş durumda.
Sıkı para politikaları, ağır vergi yükü ve Hazine’nin sert uygulamaları, memurdan emekliye, küçük esnaftan sanayiciye kadar herkesin cebini daraltıyor.
Son bir yıldır yaşanan ekonomik daralma “acı reçete” adı altında hem küçük hem de büyük kesimleri fazlasıyla yıprattı.
Aile Bütçeleri Alarm Veriyor
İki kişinin çalıştığı evlerde dahi geçim denklemi tutmuyor. Hele ki iki çocuklu aileler için tablo daha da zor.
Maaşlar kâğıt üzerinde normalin üzerinde görünse de, gıda, barınma, ulaşım ve eğitim giderleri aile bütçelerini paramparça ediyor.
Devlet kurumlarında çalışanlar görece daha rahat olsa da, özel ders gelirleri azalan öğretmenlerden küçük esnafa kadar herkes aynı noktada birleşiyor:
“Cebimiz boş, belimiz bükük.”
Sanayicinin Çıkmazı: Kur ve Nakit Krizi
Sanayici ve ihracatçılar da zorlu bir süreçten geçiyor.
- İthal ara mallarının fiyatı yükseliyor.
- Vergiler ağırlaşıyor.
- Döviz kurundaki sıkı duruş, ihracatçının nefesini kesiyor.
Dolar kuru, ihracatçının en temel can damarlarından biri. Ancak kur yükselmediğinde ihracatçı rekabet gücünü kaybediyor; yükseldiğinde ise artış doğrudan temel gıda ve tüm fiyatlara yansıyor, bu da vatandaşın sırtına yük bindiriyor.
Firmalar, “İş yapıyoruz ama kazanamıyoruz” diyor. İç piyasada nakit para neredeyse yok oldu, finansman döngüsü tıkandı. Bir yıldır hem sanayici hem vatandaş, nakit paranın peşinde koşuyor.
Enflasyon Tartışması: TÜİK, ENAG ve İTO
- TÜİK: Eylül enflasyonu aylık %3,23 – yıllık %33,29.
- ENAG: Aynı dönemde yıllık %63,23.
- İTO: İstanbul için yıllık %40,75.
Aylık farklar kapanmış görünse de yıllık makas hâlâ açık. Bu da vatandaşı ve esnafı “Kime inanacağız?” sorusuyla baş başa bırakıyor.
Sağlıkla Kalın ..









