Yeni sene, yeni umut bolluk, helalinden kazanç, güvenli dostluklar, ailenizle bir arada olan yaşamlar, küskünlüklerin olmadığı, menfaat çemberinin içinde olmayan huzur bir yıl olmasını diliyorum…
Aynı kültüre sahip olmasak bile, aynı fikir ‘e sahip olmasak ta hayat tarzları farklı ‘da olsa yaşadığımız yere ve insanlara ve tüm canlılara saygılı olunmasını gereken bir yıl olmasını istiyorum.
Türkiye’nin Yeni 100 yılın ‘da “Büyüyen ve gelişen” Türkiye’mizin Adalet, hak, emek konusunda hiç bir bireyin birbirinden farklı olmadığı, aynı hukuk la eşitlik ilkesine bağlı kalınmasını gerektiğini, emperyalist sistemin uyguladığı gayri safi milli hasılanın artık düzgün adaletli dağıtımının olmasını, bireylerin gelirleri ile arada oluşan uçurumun minimum seviye indirecek, rahat koşullarda çocuklarımız eğitimini alacak bir yıl olmasını istiyorum.
Eğitim sisteminin değişen hayat koşulları içinde maneviyatımızın hiçe sayan teknoloji birlikte yaşanan ahlak dışı hareketlerin toplumun her kesimi için olan nefsine hakim olamayan ,Allahtan korkmayan bir neslin Yeni yüzyıla girdiğimiz şu günler’ de, artık bilimsel anlamı olan aslında Türk toplumun ‘da önemli karşılığı olan bir liderden bahsedeceğim ;31.Aralık.1954 yılında hayata gözlerini açan “Sivas’ın Şarkışla köyünde doğan ,bugün bütün Türk toplumunun tanıdığı Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun doğum günü”
Türk toplumu üzerinde büyük etki bırakan Şehit olan liderin ölümü halk tarafından büyük infial oluşturmuştu.Bir çok zaman kendini birebir tanıdım ; Balıkesir’de Ulusal bir gazetenin temsilcisi olduğum zaman “Salih Tozan Kongre Salonu’nda, bir seminer düzenledi Nizami -Alem Ocakları olarak o dönemde bende orada bulundum. Muhsin Başkan geliyor, denince gitmiştim. Çok güzel konuşuyordu belki 20 yıla yakın oldu veya geçmiştir.
Son olarak bir sloganla ifadelerini sonlandırdı “Biz evlatlarımızın, gençliğimizin heba olmasını istemiyoruz. Bu yeni Dünya düzeni bizleri yok edecektir. Biz bir elinde, Bilgisayar bir elinde Kuran-ı Kerim “olmasını isteyen Milliyetçi, Halkçı, Maneviyatçı, kimseyi ayırmayan davayı güdüyoruz” demişti.
Alperenlerin çok güzel, anlamlı bir sözünü bügün sosyal medyada gördüm “Zemheri gelmiş kapıya durmuş, Fidan ana yağız bir evlat doğurmuş, takvimde son yaprağı bir mânâ bulmuş”
Bizim bu manada istediğimiz ” her fikre saygı, her kişinin yaşamına saygı” Hani Mevlâna’nın bir sözü var “Kim olursan gel” diyor.
Aklıma ,Umuttepe’deki Alperen Ocakları ,sosyal tesisinde hayli güzel bir röportaj yaptığım ,Kocaeli Alperen Ocakları İl Koordinatörü Metehan Küpçü Başkan bana Mevla’nın sözünü hatırlattı “Kim olursan gel” demişti sözlerine şöyle devam etiğini anımsıyorum “bizim buraya gelen tüm gençlerimize kapımız açık ,nereli olduğu, görüşü fark etmiyor biz kapıdan her girene bun söylediklerini belirtmişti ” akabinde ,şunu söyledi ;ama bizim bir şartımız var “Vatanına ,milletine ,bayrağına ,maneviyatımıza ,saygı duyulması gerekiyor” ifadesini kullanmıştı.
Ne güzel değilmi, işte bizim Yeni Yüzyıl’a bakış tarzı içinde olması gereken bir öngörülü bir görüşün sadece bir kesiti ama önemli bir öngörülü kesit. Ben, Türkiye’nin Yeni 100 yılının bu sözün altına göre şekillenmesi gerektiğini düşünenlerden biriyim.
Özlemle yad ettiğimiz bu doğum gününde, Muhsin Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu Sevenler sevdalılarına, onu bilmek isteyen, bilmeyenlere bir nebze olsun, bu makale ile bir şeyler anlattığımı umuyorum.
Hepinize selam ve saygılar diliyorum, sağlıcakla ile kalın.
Metin Şendil









